6 Sosyal Medya Stratejisi

Fast Company tarafınca yapılan bir incelemeye  göre marka sahiplerinin %93’ü sosyal medyayı markalarına müşteri kazandırmak için kullanıyor.

Sosyal medya büyük bir alan ve hızlı büyümeye devam ediyor. Eğer burada pazarlama yapmıyorsanız, bu durumda büyük bir potansiyel müşteri havuzundan faydalanmıyorsunuz demektir.

Sosyal medya üzerinden müşteriler kazanmak istiyorsanız bu işlemi daha önce belirlediğiniz stratejiden asla sapmadan gerçekleştirmelisiniz.

Uygulayabilecek bir stratejiye sahip değilseniz içeriğiniz bu durumda fazla etki göstermeyecektir. Günlük olarak göndereceğiniz tweet miktarına bir sınır koyun. Bu rakam ihtiyaç duyulduğu zaman ayarlanabilir olmalıdır ancak günlük olarak ulaşmanız gereken bir rakam olduğu sürece, gün içerisinde ulaşabileceğiniz bir hedef olacaktır.

İpucu: Rakiplerinizin ne kadar sıklıkla mesajlar gönderdiğini araştırın ve sektörde bir araştırma yaparak, her sosyal medya kanalı için günlük rakamları belirleyin. Aktif olmanız gerekmektedir ancak aşırı miktarda aktif olmak size bir şey kazandırmayacaktır.

sosyal-medya-stratejisi

Tüm içerikleri kolayca okunabilir bir düzen ve takvim içerisinde toparlayın. Google Excel Docs’tan yararlanabilirsiniz. Haftalık olarak paylaşılabilir takvimler oluşturup bunları sosyal medya kanallarına göre ayırabilir ve iş ortaklarınız ile bunları paylaşabilirsiniz. Paylaşmadan önce onlardan geri dönüş alabilirsiniz. Daha ilerisini planlamaya çalışmalısınız ancak ihtiyaç duyduğunuz sürece eklemeler yapmalısınız. Örneğin paylaşım takvimi içerisinde yer almayan çok önemli bir içeriği zamanında paylaşmanız gerekebilir.

Sosyal medya yönetim platformlarını kullanmaya çalışın. Hootsuite, Buffer ve TweetDeck bu konuda size yardımcı olabilirler. Yazıları zamanlayarak paylaşabilir, izleyebilir, sosyal kaynakları yönetebilir ve performans analizlerine göz atabilirsiniz.

Her Kanalı Tek Bir Öge Olarak Düşünün

Her bir sosyal kanalın ayrı ayrı ele alınması gerekir. Tüm sosyal kanallarda paylaşılabilecek içerik türleri olabilir. Örneğin işletme küresel bir firma tarafından satın alınmış olabilir. Bu haberi tüm sosyal medya kanallarınızda paylaşabilirsiniz ancak kanallarda bulunan kitleye göre stratejinizi düzenlemeniz gerekir.

Örneğin, LinkedIn, daha çok iş odaklı bir alandır ve eğitimsel içeriklerin paylaşılması gerekir. Instagram’da ise daha çok görsel içerikler kullanılır. Kitlenin yaş ve cinsiyet bilgilerine göz atarak her kanalda içerikleri uygun şekilde paylaşmalısınız.

Müşteri Hizmetlerini İyileştirin

Bir ziyaretçi Facebook veya Twitter üzerinden paylaştığınız bir şeye yorum yaptıysa ve herhangi bir cevap alamadıysa güven kaybolur. İletişim yetersizliğinden ötürü potansiyel müşteri rakiplerinizin ağına takılır ve sorulan soruya cevap verirlerse müşteriyi kendi tarafına çekerler. Diğer taraftan, uygun zamanlamayla gerçekten iyi bir cevap verirseniz bu müşteri markanızın gösterdiği ilgiden memnuniyet duyar.

Olumlu geri dönüşler kadar olumsuz dönüşlerin de size ulaşmasını sağlamalısınız. Olumsuz eleştiriler karşısında sabırlı ve saygılı olmalısınız. Bu eleştirilere karşı göstereceğiniz tavır, müşterilerinize göstereceğiniz tavrı açığa çıkaracağınızdan bunu bir fırsat olarak değerlendirebilirsiniz.

Her gönderiye ilk cevabı göndererek bu yazıyı takip edebilir ve bunu markanızın yer aldığı tüm sosyal ağlarda gerçekleştirebilirsiniz. Bilinen hatalar veya karışıklıklar ile ilgili bir sorun giderme kütüphanesi oluşturarak bu sorunları ele alın. Sorunun uygun bir biçimde aktarıldığından ve uygun zamanda belirtildiğinden emin olun. Eğer sorunu gidermek için ekstra adımlar gerekiyorsa özel mesaj veya e-posta yoluyla kullanıcıya yardımcı olmaya çalışın. Yaratıcı olun, hediye çekilişleri yapın, espri anlayışına sahip olun ve sizi takip eden kişileri markanızı destekleyen kişilere dönüştürün. Sosyal ağlarda yaptığınız paylaşımlara gelen yorumları ne olursa olsun cevapsız bırakmayın. Markanızı küçük düşürmeye gerek yoktur!

Talihsizlikleri Benimseyin

Biz insanız ve her insan hata yapabilir. Hatalar bazen kaçınılmaz olabilir. Özellikle sosyal medya gibi olayların hızlı geliştiği bir ortamda bu her zaman olabilir. Hata yaptığınız zaman onları reddetmek yerine benimseyin. Gönderdiğiniz bir paylaşımda noktalama işaretlerini yanlış kullanmış olabilirsiniz ancak bunun için özür dilemek adına yeni bir gönderi paylaşmanıza gerek yoktur. Bu mesajı kesinlikle silmeyin. Bu mesaj artık paylaşılmıştır ve sizi takip edenler sürekli yeniden paylaşım yaparsanız bunu fark edebilirler. Ürün kusurları veya müşterinin kredi kartından yapılan ekstra çekimler gibi büyük hatalar için özür dilemelisiniz, uygun yaklaşımı göstermeli ve sosyal medya hesaplarınız üzerinden paylaşım yaparak özrünüzü sizi takip edenlere iletmelisiniz. Bunu yaparken hatanın nasıl veya neden gerçekleştiğini müşterilere anlatmalısınız.

Peki çok büyük bir hata söz konusuysa ne yapmalı? Bu durumda gerçekleştireceğiniz davranış önemlidir. Hatayı kabullenmeli ve benimsemelisiniz. Bununla birlikte bunun üzerine bir blog yazısı oluşturabilirsiniz. Bu markanız için önemli bir adımdır çünkü insanlara markanızın da insanlar tarafından yönetildiğini hatırlatmış olursunuz. Hatalarınızı kabullendiğiniz zaman insanlar size saygı duyarlar ve sevgilerini göstererek sizi desteklerler.

11111Takip Edin ve Konuşun!

Takip etmek çoğu zaman sıkıcı ve zaman alıcı bir iş olarak görülür. Öyle olabilir ancak her ay sadece birkaç saatinizi alır. Elde ettiğiniz ölçümleri incelemek için kendinize zaman ayırın. Bu veriler firmanız için çok önemlidir ve aylık düzen içerisinde incelenmelidir. Gönderi rakamları, takipçi artışı, site veya ürüne tıklama rakamları, sayfa görüntülenme rakamları, gönderi beğenileri veya paylaşımları, görüntülemeler gibi verilerin hepsi sizin için önemlidir. Her kanala ayrı ayrı göz atmalı ve kendinizi en büyük rakibiniz ile karşılaştırarak durumunuzu gözden geçirmelisiniz.

Zaman açısından problem yaşıyorsanız ve analizler sizin işiniz değilse bir yazılımından destek almaya çalışın. bit.ly, Google Analytics ve Hootsuite gibi ücretsiz servisler bu konuda size yardımcı olabilirler. Hangi içeriğin daha fazla tıklama veya paylaşım aldığı gelecekteki amaçlarınızın ne olması gerektiğini size gösterecektir. Analiz sırasında bilinen temalara göz atın. Örneğin tavsiyeler içeren bir içerik Facebook’ta gerçekten iyi rakamlar elde etmişse bu durumda ilgili yazı ve onun gibi yazıları ön plana çıkarmaya çalışın.

Sonuçlarınızı aylık strateji toplantılarında paylaşın ve aylık stratejiler belirleyin. Gelecek için plan yapmak istiyorsanız farklı pazarlama güçlerinden destek almayı düşünebilirsiniz. Birlikte çalışarak ve bu konu üzerinde düşünerek stratejinizi geliştirebilir, sosyal medya çalışmalarınızı iyileştirebilirsiniz. Ayrıca işletmenizde yer alan diğer departmanlardan faydalanmış olursunuz. Müşteri hizmetleri ve satışlar gibi çeşitli ekipler sosyal konularla ilgili parlak fikirlere sahip olabilirler çünkü bu ekipler günlük olarak müşteriler ile iletişim kurarlar.

 

Google+’da Aktif Olun

Birçoğumuzun bildiği bu servis sık sık Facebook özentisi olarak nitelendirilir. Bu sosyal ağ mevcudiyetini korumakla kalmıyor önemini her geçen gün yükselten bir yer haline geliyor. İşletmelerin artık Google+’da aktif olması ve bu platformda çevrelerini büyütmesi gerekiyor. Google’da arama yaptığınız zaman Google+’nın her yerde olduğunu görebilirsiniz. İşletmeniz aktif olarak burada paylaşım yapıyorsa bu durumda Google aramalarında ücretsiz bir reklam yerine sahip olacaktır.

Moz.com tarafından yapılan bir ankete göre önde gelen pazarlamacıların büyük bir bölümü Google+’nın arama motoru sıralamasında etkin bir role sahip olduğunu düşünüyor. Bu belki kanıtlanabilir bir şey olmayabilir ancak bu servis sayesinde içeriklerin Google’da daha görünür yapıldığı bir gerçek.

Bunlara ek olarak Google+, YouTube ile entegre edilmiştir. Kullanıcılar bu platformda yer almadan artık yorum yapamıyorlar. Esasen Google, Google+ hesaplarını çok daha önemli kılmayı hedefliyor.



Bir Cevap Yazın